, , ,

BAŞKALARI İÇİN YAŞAMAK

Başkaları için yaşamak, hayatımızı kendimiz için yaşamanın ötesine geçen sürükleyici bir maceraya benzer. Aslında sürüklenen kendimizizdir. Her birimiz bu macerada kendi deneyimlerimizi yaşıyorken bazıları kendilerini başkalarının mutluluğuna, yaşamlarını bir başkasının macerasına adar. Ailemizin yüklerini omuzlarımızda taşımak, bir sevgili için gül dikeniyle bezenmiş elbise giymek, arkadaşlarımız için zamanımızı harcamak başkaları için yaşamaktır.

Düşün ki, bir orkestranın çaldığı melodinin bir parçasısın ama senin notaların duyulmuyor.

Bu yazıda bireyin bu alışkanlığını anlaması, olumlu ve zorlayıcı yönlerini görebilmesi ve zorlayıcı yönlerini törpüleyerek kendi notalarını nasıl koruyacağını keşfetmesine odaklanılacak. Unutulmamalıdır ki, başkaları için yaşamak bir sanat eseri gibidir ve bu eser, bireyin kendi hayatının sanat yönetmeni olma cesaretini keşfetmesiyle daha da parlak bir hal alabilir.

Transaksiyonel Analiz Kuramının “Başkalarını memnun et” sürücüsüne sahip olan bireyler genellikle yardımsever, empatik ve uyumlu bireylerdir. Çevrelerindekileri mutlu etmek için onlara uyum sağlamak, başkalarına destek olarak olumlu bir ortam yaratmak çabasındadırlar. Empati şövalyeleri gibi davranarak kendi gereksinimlerini başkalarının mutsuz olma ihtimaline dayanamayacakları için kolaylıkla göz ardı edebilirler. Onlar için saygı, sevgi, dayanışma varsa ilişkilerinde olumlu etkileşim yarattıkları gibi kendi içsel huzurlarını da artırabilirler.

Bu alışkanlığa sahip bireyler güçlü ilişkiler kurabildikleri için geniş bir sosyal çevreye sahip olurlar. Etraflarındaki insanlara destek olur, anlayış gösterirler, sıcak ve samimi ilişkiler kurabilirler. Çevrelerinden de aynı şekilde saygı, sevgi görür ve kendilerinden memnuniyetleri artar.

Ancak başkalarını memnun ederek memnun olan insanların bu yapıdan dolayı zorlandıkları pek çok yön de bulunmaktadır. Öncelikle başkalarına destek sağlamayı birinci görevleri bildiklerinden kendi ihtiyaçlarını göz ardı edebilirler. Kendi iç huzurlarını ve kendilerini önemsemeyi ihmal edebilirler. Zamanla kendilerini yorgun, tükenmiş, tatminsiz hissederler.

Ayrıca bu kişiler eleştiri almaya tepki duyarlar ve olumsuz geri bildirimlere tahammül gösteremezler. Negatif geri bildirimler, özgüvenlerini kaybetmelerine ve kaygı duymalarına sebep olabilir. Eleştirilere kapalı olmaları kişisel gelişimlerini engelleyebilir.

“Hayır” demek onlar için oldukça zordur. Sınırlarını net bir şekilde çizemez, sürekli başkalarının beklentilerini karşılamak için aşırı çaba içinde olurlar. Bu durum zaman içinde kişisel özgürlük alanlarını kaybetmelerine sebep olabilir.

Başkalarının mutluluğunu ve refahını önemseyen bu bireyler genellikle dışsal motivasyonu ve takdiri almak için çevrelerindekilerin beklentilerini karşılamaya hassastırlar. Bağımlılık ve sürekli onay arayışı, kendi içsel değerlerini tanıma ve kendi kendilerine yeterli olma konusunda zorlanmalarına yol açabilir.

Genellikle başkalarından gelen talepleri ve onların ihtiyaçlarını karşılamak uğruna kendi hedeflerini ihmal ederler. Onlar için yaşamak, vaktini ve enerjisini onlar için harcamak kendisinin kişisel gelişimine, kariyerinde başarı elde etmek için gerekli eforu bulamamasına sebep olabilir. Uzun vadede kişisel başarı ve tatmin yaşayamamaya başlarlar.

Bu zorlayıcı yönlerle başa çıkmak için kendilerine zaman ayırmayı, sınırlarını netleştirmeyi, korumayı ve kendi ihtiyaçlarını en az diğerlerinin ihtiyaçları kadar önemsemelidirler. Kendi keyfini(!) düşünmenin bencillik olmadığını fark etmek uzun vadede mutluluk ve başarı getirecektir.

Çevrelerindekilerin mutluluğu için sınırlarını esnek tutmak yerine net çizgilerle kendilerini korumak için “hayır” demeyi öğrendiklerinde kendi gereksinimlerini de karşılayabilecekler, yaşamlarını dengeli hale getireceklerdir. İçsel dengelerini sağladıkları takdirde hem diğerlerine hem de kendilerine adil, yaşanılası, huzur ve başarı dolu bir hayat imkânı sunacaklardır.

Haksız yapılan eleştiriler herkesi üzer ama yapıcı eleştiriler olumsuz da gözükse sağlıklı bir düşünce yapısıyla değerlendirildiğinde kişini gelişimine yardımcı olur. Bu yaklaşımı benimserlerse aşırı duygusal tepkiler vermek yerine kendilerine faydaya çevirmeyi başaracaklardır. Eleştiriye karşı sağlıklı bir yaklaşım geliştirirlerse duygusal dayanıklılıkları artar. Eleştirileri gelişime katkı görmek, olumlu geri bildirimleri güvenle kabul etmek ve öğrenmeye açık olmak, bireyin ilerlemeye açık olmasını sağlar.

Diğerlerine fayda sağlamanın yanında kişisel ve mesleki hedefler kişilerin kendileri için de mutluluk vericidir. Kendi hedeflerini belirleyip başarıya odaklanırlarsa dışarıdan gelen taleplere de önem derecesine göre cevap vermeyi doğal karşılayacak ve suçluluk duymayacaklardır.

Bu stratejiler, kendilerini başkalarına yardım etmeye mecbur hisseden bireylerin kendi hayatlarını bilinçli, dengeli yaşamalarına imkan verir.

Bireyler başkalarına yardım ederken başkalarının da kendilerine aynı şekilde yardım etmesini beklerler. Yardımsever ve uyumlu davranışlarının karşılığı olarak diğerlerinin de kendilerine aynı şekilde yardımda bulunmasını isterler. Yardım ettikleri kadar kendileri değerli ve önemlilerdir. Çevrelerindekilerin de onların değer ve önemini anlayıp kendisini mutlu etmelerini arzularlar. Ancak bu beklenti bir dengesizliğe de yol açabilir. Kişi kendisinin gösterdiği özveriyi karşısındakinden bulamadığı durumda hayal kırklığı yaşayabilir. Bunca zaman gösterdiği fedakarlıkla topladığı ödülleri hayal kırıklığının yaratacağı öfkeyle boşa harcayabilir. Etraflarındakileri kırıp, üzmeye, haksızlık duygusunu onların daha dolu dolu yaşamasına neden olabilir.

Birilerinden destek almaya ihtiyaç duymak yerine bağımsızlık duygusunu güçlendirmenin onu mutlu edeceğini bilmelidir. Kişi kendi içsel değerlerine odaklanmalı ve kendi başarılarını kutlamayı öğrenmelidir. Kendi hedeflerine odaklanmak, başkalarını memnun etme çabasının yanı sıra kişinin kendi hayatını da yönlendirmesine yardımcı olur. Bu alışkanlığın zarar verici yönlerini bırakıp fayda sağlayacak yönlerini güçlendirmeyi seçmek, bireyin kendi yaşamını bilinçli bir şekilde yönetmesine ve daha sağlıklı ilişkiler kurmasına katkı sağlar. Kendine özen göstermek ve kendi ihtiyaçlarını önemsemek, bu karaktere sahip olan bireyin kendi hayatını olumlu bir yöne çevirmesini sağlar.

Başkaları için yaşayan insanların kendilerini olumsuz etkilerden korumak için atacakları adımlar oldukça fazladır. Uzun yılların getirdiği alışkanlıkların bırakılması kolay değilse de mümkündür. Bu kişiler öncelikle kendi ihtiyaçlarına odaklanmalı ve kendilerinin de diğerleri kadar önemli, değerli ve ihtiyaçlarının giderilmesinin öncelikli olduğunu hatırlarında tutmalılar. İnsanları zor durumda bırakan “hayır” dememeye dair ihtiyacın farkına varmalılar ve “hayır” larının arkasında durabilmek için bilinçli bir yaklaşımı benimsemeliler. Kendi enerjilerini ve zamanlarını hem kendileri hem de yakınları için sürdürülebilir kılmak için iç dünyalarını düzenlemeliler

Empati şövalyeleri, başkalarını memnun etme konusunda kusursuz olabilirler, ama unutmayalım ki kahramanlarımızın da mola zamanlarına hakları var!

Kendinizi şımartın, çünkü empati şövalyeleri de arada bir krallar gibi yaşamalı!

Sen de kendinin bir empati şövalyesi olduğunu fark ettiysen mola zamanlarını belirlemek ve HAYIR diyebilme becerisini kazanmak için adımlar at.

Yorum Koçluk ve Danışmanlık

Paylaş

Yanıtla

Your email address will not be published. Required fields are marked *