EMPATİ

“Bu ilişki beni boğuyor” “Çok sıkıldım artık” dediğimiz ilişkilerde aslında ilişkiden değil bizde yarattığı kaygıdan bunalmışızdır. Partnerimizle kuramadığımız sağlıklı iletişim sebebiyle ilişkiye ait hissedemeyişimiz bizi tedirgin eder. Biliriz ki eksik bir şeyler vardır; ne kadar çabalasak da tamamlayamadığımız…

Empati!

İlişkide eksikliğin adını koyamasak da bizi rahatsız eden empati noksanlığıdır… İçsel olarak neyi aradığımızı bilsek de farkındalıklı bir yaklaşımla anlayamayız sorunu. “Anlayış bekliyorum” deriz ya; tam da sorunun merkezine vurgu yaparız anlayış kavramının içeriğine odaklanmadan. Anlaşılmayı isteriz ve her isteğimizin gerçekleşmesi değildir anlaşılmak. Duyulmayı, duygumuzun kabul edilmesini; varsa çözüm yolu bulunmasını yoksa da böyle hissetmemizin doğal olduğunun onaylanmasını isteriz.

Kabul edilmek de ne ola ki?

Öncelikle karşımızdakinin bizimle empati kuracağından şüphelendiğimizde doğal davranamayacağımızı söylemeliyim. Sıkıntılarımızdan söz edersek onaylanmayarak ilişkiyi kaybetmekten korkarız. Ortadaki mevcut sorunlar sebebiyle tartışmalar yaşayıp birbirimizden uzaklaşırken, ilişkiyi kaybetmemek amacıyla geri çekiliriz. Sevgisinin azalma ihtimali bizi tedirgin eder. Şikayetlerimizden bahsedersek eskisi gibi sevmeyeceğini, bizden bıkacağını düşünür, uzaklaşacağından çekiniriz. Bizi önemsemesini, değer vermesini, özen göstermesini bekler, ilişkimizi onarmak isteriz ama tedirginliklerimizle samimi yaklaşamayarak gerçek düşüncelerimizi, isteklerimizi diğer tarafa aktaramayız.

Duygularımızı, beklentilerimizi ortaya koyduğumuzda kabul edilmemesi, değer görmemesi durumunda negatif duygular yaşamamak için doğallığımızdan uzaklaşırsak onun bizi anlamasının, duygularımızı tanımasının, ilişkinin devam etmesi gayesiyle uygun davranış modelleri oluşturmasının önüne ciddi bir engel koyarız çünkü karşımızdaki bizim sınırlarımızı anlayamayacağı için kendi sınırlarını da belirlemekte zorlanacaktır.

Pek çok arkadaşımızla sağlıklı, dostane ilişkiler kurabilirken romantik ilişkilerimizde aynı başarıyı gösteremeyebiliriz çünkü ilişkilerde empati kurmak, birisinin bize dostça sıkıntılarından bahsetmesinden çok farklıdır. Kendisini doğrudan ilgilendirmeyecek durumda arkadaşını anladığını belirten ifadeler kurmak oldukça kolaydır. Ama birey içinde bulunduğu ilişkide duyguyu anladığı zaman özünde değişim geçirmesi veya ödün vermesi gerekeceğinden anlamaya çalışmaktan kaçınabilecektir. Sessiz kalacak, gerçek duygularından söz etmeyecek; böylece kırılmaktan, taviz vermekten, ödün verdiği için yaşadığı kızgınlıkla karşısındakini incitip kaçırmaktan korunacaktır. Böyle bir davranış ise fertleri ilişkide birbirlerinden uzaklaştıracak, çatışmaları artıracaktır.

Duygudaşlık

Bu tarz sorunları çözmek maksadıyla empati becerimizi geliştirmemiz gerekir. Son yılarda moda kavram “empati” duygudaşlık demektir. Kavram moda oldu, sıkça kullanıyoruz ama zihinlerde farklı anlamlar, değerlerle yer buldu. Pek çok insan “empati kurduğunu” sanıyor, karşısındakini anladığını söylerken aslında şahsi düşüncelerinde kayboluyor. Anlatılanların onun dünyasındaki yerini değil, kendisindeki anlamını, değerini düşünüyor. Cevaplarının yalnızca kendi bakış açısıyla geçerli olduğunu görmüyor; diğerine göre anlamlı mı, değil mi sorgulamıyor.

 Empati kurduğunda kişinin ne hissettiğini bildiğini, mutlaka yanıt vermesi gerektiğini zannediyor. Onu anladıysa sorununu çözmek, derdine çözüm bulmak zorunluluğunu ve sorumluluğunu taşıyor ruhunda. Fakat duyguları anlamak, değerli bulmak başka; istekleri şartsız yerine getirmek başkadır. Empatide işin sırrı; sadece dinlemek, üzüntü, öfke, sevinç, heyecan gibi duyguların kabul gördüğünü sezdirmektedir.  Bazen sadece onun üzüntüsünü, hayal kırıklığını sezmek, omuz sunmak yeterlidir.

Empati kurmaktan kaçınmamızın diğer sebebi de kendi duygularımızı bastırmak; istemediğimiz, arzulamadığımız davranış biçimlerini gerçekleştirmek zorunda kalmaktan çekinmemiz. Şahsiyetimizden kaybedeceğimizden, bitmek bilmeyen fedakarlıklar yapmaktan korkarız. Eksilmekten ya da diğerinin yönetimi altına girmekten kaçınırız. Aslında bu çekincelerimizde haklıyızdır. Ödün vererek gerçekleştirilen eylemlerin yarattığı kızgınlıkla daha sonra meydana gelebilecek durumlarda gereğinden fazla öfke gösterebiliriz. Halbuki saf duygularımızı açıklasak, uygun davranışı sergileyeceğimizi ifade etsek duygudaşlığı doğru kullanır; sınırları, beklentileri her iki kişi için adil şekilde ifade etmiş oluruz.

Empati kurmak ne demek? Empati ötekinin duygularını anlamak demektir. Sonra bu duyguları kabul ettiğini belli etmektir. “Bunları hissettiğini, üzüldüğünü, sinirlendiğini anlıyorum. Başka davranış şekilleri sergilememi istiyorsun.” Bunu söyleyebilmek duyguları anladığını belli etmenin çok sağlıklı yoludur. Ancak yeterli değildir. Devamında beklentilerini, arzularını ona açmadığın, sessiz kaldığında yanıltır, yanlış yönlendirirsin; istediği gibi davranacağın algısını yaratırsın. “Peki, haklı buldun mu onu?” Yoksa sana uymayan, arzu etmediğin davranış modeli yerine yine istediğin gibi mi hareket edeceksin? Sessiz kaldığında verdiğin mesaja aykırı hareket ettiğinde onun yaşayacağı hayal kırıklığı, öfke, üzüntü daha da büyük olmaz mı? Anlaşılmadığını hissedip, hatta ne istediğini bildiğin halde önemsemediğini düşünecektir.

Empati yapmak onu yaralamadan kendi arzu, beklentilerimizi de belirtmeyi gerektirir. Kızgınlığımız seçtiğimiz kelimelerden, beden dilimizden, sesimizin tonundan bellidir ama aşağılayıcı, yıkıcı, hakaret dolu ifadeler kullanmayız. Üzüntümüzü ifade ederiz, sesimizin enerjisi düşer, gözlerimiz dolar belki ama ümitsiz kalmayız.

Empati yeteneğimizin gücü duygulardan, inançlardan vazgeçmeden kendimizi ifade edebilmemizi de sağlar. Onun ne hissedeceğini anlayarak, ona üzmeden kendimizi ifade edebiliriz.

Anlayış

Anlamayı, anlayış göstermeyi beklentileri karşılama şeklinde değerlendirmek sıkıntı yaratır çünkü taviz verdiğimiz duygusuna kapılmamıza sebep olur. Bundan kaçınmak için anlamamaya eğilim gösterir, hiç konuşmamayı seçeriz. Maalesef ilişkimizde suçlanmak için kapı aralarız bu tutumla çünkü itiraz etmediğimiz, hayır demediğimiz, onaylandığını hissettirdiğimiz bir beklentiyi karşılamazsak diğerini hayal kırıklığına uğratırız.

Empatiyi sadece ona haklı bulmak şeklinde değerlendirmezsek her iki kişi de doğru yerde durur. Anlaşıldığını hisseden insan kendini rahatlamış ve huzurlu hissedebilir. Beden dilinde gevşeme, sesinin tonunda yumuşaklık olur. Ama duygularını anlayıp ona hak vermek, bir savaşa yenik düşme gibi değerlendirilirse empati kurmaktan kaçınır insan.

İlişkide empati kurabilmek için iki tarafın, ötekini anlama, değerlendirme konusunda kapalı olduklarını kabul etmeleri iyi bir başlangıçtır. Bunu kabullendiklerinde birbirlerini anlamaya bir adım yaklaşabileceklerdir. Özeleştiri yapma şansı artacaktır. Sadece dinlemenin bile ilişkiyi daha nitelikli hale getirdiğini gözlemleyebilecektir.

Dinlemek

Dinlemek birbirinin değerini bilen insanların öğrenmesi gereken davranış biçimidir; kendi bakış açımızdan duymamayı başarmaktır. Kullanılan kelimelerin ötesinde söylenenlerin hangi duygusal ihtiyaçtan doğduğunu fark etmek ve bu yönde empati kurmaktır. Söylenenleri bize yönelik saldırı şeklinde görmemek gerekir; onun beklentilerinin karşılanmamasından doğan hayal kırıklığı, üzüntü, korkunun ifade edildiğini, edileceğini en baştan kabul ederek dinlemeye başlanmalıdır.

Küçük bir çocuk canavardan korktuğunda; olmadığını bildiğimiz halde “saçmalama” demek yerine onu sakinleştirmeye çalışıp, yanında kalırız; hatta kovalarız ya o canavarı… çünkü biliriz ki zihninde canavar gerçekten var, onu onun dilinden ikna edebiliriz ancak.

Duygularını açmaya çalışan birey çocuk gibidir. Korkuyorsa, üzgünse duyulmayı, şefkat gösterilmeyi bekler; olmayan canavardan korunulmayı umar ya da gerçekten var olan sorunu çözmeyi ister. Nasıl ki çocuğa sevgiyle yaklaşmak kolay geliyorsa bize ihtiyacı olana el uzatmak da böylesi kolaydır.

Dinleme, duyma, anlama ve anlaşılma gibi eylemleri öğrenmek, hangisinin hayatımızdaki eksikliğinden sorunlar yaşadığımızı öğrenerek ilişki kalitemizi artırmak mümkün.

Paylaş

Yanıtla

Your email address will not be published. Required fields are marked *